Antimikrobiyal dirençli genler uluslararası yolculuklarda bağırsak mikrobiyotasının "gizli yolcusu"

Hepimiz antibiyotiklerin hayat kurtardığını biliyoruz. Antibiyotiklerin uygun olmayan ve aşırı kullanımının dirençli patojenlerin ortaya çıkışında ana faktör olduğunu da biliyoruz. Artan uluslararası seyahatlerin antibiyotik dirençli genlerin edinimini desteklediğini anlamaya başlıyoruz; ancak hala tam net olmayan şey ise bu durumun kapsamı ve büyüklüğüdür. Genome Medicine dergisinde yayınlanan yeni bir çalışma bu konuyu ele alıyor.

Created 28 October 2021
Updated 24 December 2021

About this article

Created 28 October 2021
Updated 24 December 2021

DSÖ 2015 yılından bu yana her yıl Dünya Antimikrobiyal Farkındalık Haftası düzenlemektedir. Amaç? Sağlık çalışanları ve genel toplum içinde antibiyotik direnci ile savaşmak üzere antimikrobiyallerin düzgün kullanımı hakkında farkındalık oluşturmak. Yazarlar antimikrobiyal direncin dünyada yayılma mekanizmasına dahil yeni bilgiler ortaya çıkardılar. Düşük ve orta seviye gelire sahip ülkelerde, yüksek gelirli ülkelere göre daha yüksek antibiyotik direnci oranları vardır. Ayrıca dirençli genlerin seyahat ile yayılma becerisi (sidenote: Context Resistance gene’s prevalence in the endemic region, specific bacteria harboring the gene, and presence of mobile genetic elements in the vicinity of the gene that may promote its spread. ) bağlıdır. Dolayısıyla araştırmacılar bazı antibiyotiklere karşı yüksek seviyede direnç olan ülkelere uluslararası seyahatin dirençli genlerin daha düşük oranların olduğu bölgelere dağılmasını kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağını değerlendirmeye çalıştı.

Uluslararası seyahat dirençli genlerin edinimini destekliyor

Bu varsayımı doğrulamak için araştırmacılar COMBAT (Seyahat Sonrası Çoklu-dirençli Bakteri Taşıyıcısı)Hollandalı 190 gezginden (ortalama yaş: 50,7) oluşan bir grup oluşturdular. Gönüllüler ziyaret ettikleri yüksek antibiyotik dirençli alana göre dört alt gruba bölündü: Güneydoğu Asya, Güney Asya, Kuzey Afrika ve Doğu Afrika. Yolculuktan hemen önce ve sonra her katılımcıdan bir dışkı örneği alındı; yolculuklar 1 hafta ile 3 ay arasındaydı.

Ekip gönüllülerin bağırsak resistomunu detaylı şekilde analiz etmek için saçma dizilemesi, fonksiyonel metagenomik ve istatiksel modelleme araçlarını birleştirdi. Seyahat öncesi ve sorası alınan örnekleri karşılaştıran ekip seyahat sonrasında antibiyotik dirençli genlerin sayısında bir artış olduğunu buldu. Ayrıca Güneydoğu Asya'dan gelen kişilerde, diğer yerlerden dönenlere kıyasla dirençli genlerin ediniminin daha yüksek olduğu bulundu.

Seyahat sırasında edinilen 56 dirençli gen

Araştırmacılar seyahat sırasında, en yaygın antibiyotik akışını ve antibiyotik hedefli modifikasyondan sorumlu proteinleri kodlayanlar en yaygın olmak üzere 56 dirençli genin edinildiğini (ve 4 genin kaybedildiğini) saptadılar. Bunlar arasında klasik ve iyi bilinen dirençli genler [blaCTX-M ailesi (β-laktam dirençli gen), mcr-1 (kolistin dirençli gen), tetX (tetrasiklin dirençli gen) varyantları ve qnr (florokinolon dirençli gen)], ile birlikte önceden bilinmeyen genler bulunuyordu. Yazarlar 6/56 edinilmiş genin gidilen yer ile ilişkili olduğunu, trimetoprime direnç gösteren dfrA1 varyantları olan Güneydoğu Asya'dan gelen gezginlerde saptanan 3/6'nın bunlar arasında olduğunu buldular. Ayrıca dirençli genlerin yakınında belirlenen mobil genetik unsurlar Güneydoğu Asya'ya seyahat eden gönüllülerin bu genleri yüksek sayıda edinmesine katkıda bulunmuş olabilir.

Antibiyotik direncinde rolü olan mekanizmaların daha iyi anlaşılması: bu hedef ile yola çıkan Biocodex Mikrobiyota Vakfı "Bağırsak Mikrobiyotası Resistomunun Yapısı ve Fonksiyonu" başlıklı araştırma konusuna ilişkin 2022 Uluslararası Araştırma Bursu programını başlattı. Antibiyotik direncine karşı toplu ve birden fazla disiplini içeren bir çalışma yapılmaktadır.

en_view en_sources

    See also