Ağız mikrobiyotası, akciğer kanseri için bir risk faktörü mü?

Hiç sigara kullanmamış kişiler ile yapılan bir ilk prospektif çalışma ağız mikrobiyotasında çeşitlilik ile akciğer kanseri oluşma riski arasında bir bağlantı olduğunu önermektedir. Bu yeni bilgi henüz teyit edilmemiştir.

Yayın 13 Nisan 2021
Güncelleme 31 Mart 2022

Bu makale hakkında

Yayın 13 Nisan 2021
Güncelleme 31 Mart 2022

Akciğer kanseri dünyada en çok ölüme yol açan kanser tipidir. Aktif tütün kullanımı ana risk faktörü iken vakaların %25'i sigara içmeyenlerde görülmektedir ve bu yüksek yüzde tanımlanan önemli riskler (pasif içicilik, hava kirliliği, aile geçmişi vb.) ile açıklanamamaktadır. Bazı gastrointestinal kanserlerin oluşmasında rolü olan bağırsak mikrobiyotasına ilave olarak başka mikrobiyal eko-sistemler de kanser riskiyle ilişkilendirilmiştir. Bu çalışmada yazarlar ağız mikrobiyotasının bileşiminin ve solunum sistemini kolonize edebilme becerisinin akciğer kanserinin gelişiminde rolü olup olmadığını araştırdılar.

Eksilen mikrobiyota, artan risk

Yazarların prospektif çalışması hayatlarında hiç sigara içmemiş 136.000'dan fazla Şanghaylının (61.500 erkek, 75.000 kadın) her 2-3 yılda takip ziyareti ile uzun süreli takip edilmesini içermekteydi. Başlangıçta alınan tükürük örneği akciğer kanseri bildiren tüm gönüllülerde ve cinsiyet, yaş, örnek toplama tarihi ve zamanı, önceden antibiyotik tedavisi vb gibi konularda eşleşen aynı sayıda kontrolde analiz edildi. Metagenomik saçma dizilemesi daha sonra aynı sayıda kontrol ile akciğer kanseri tanısı almış 114 gönüllü ile karşılaştırmak için kullanıldı. Bu analiz, ağız mikrobiyotasında bakteriyel çeşitliliğin olmadığı durumda akciğer kanseri oluşma riskinin daha fazla olduğunu buldu.

Firmicutes'ten daha fazla olması zararlı

Ağız mikrobiyotasının doğal bileşimi de önemli bir rol oynuyor gibi görünmektedir. Araştırılan popülasyonda Spirochaetes ve/veya Bacteroidetes'in göreceli çokluğunda bir artış daha düşük akciğer kanseri riskiyle ilişkilendirildi. Bunun aksine özellikle Lactobacillales olmak üzere Firmicutes soyuna ait bakterilerden daha fazla sayıda olması artan akciğer kanseri riskiyle ilişkilendirildi. Yazarlar bu sonuçların Firmicutes ile bazı solunum hastalıkları (kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve KOAH) arasında bir bağlantı olduğunu gösteren önceki çalışmaların sonuçlarıyla uyumlu olduğuna işaret etmektedir.

KBB mikrobiyotası: etki alanını netleştirmek için daha fazla araştırma gerektirmektedir

Ağız mikrobiyotasının bu büyük ölçekli karakterizasyonu sigara içmeyenlerde akciğer kanserinin nedenlerine yeni bir ışık tutmaktadır. Çalışmanın coğrafi homojenliği bulgularının ilişkili olma durumunu güçlendirmekte ancak kapsamlarını sınırlamaktadır. Farklı popülasyonlarda ve farklı lokasyonlarda ilave çalışma, akciğer kanserinin ve diğer solunum sistemi hastalıklarının oluşmasında KBB mikrobiyotasının rolünü netleştirmeye yardımcı olabilir.

en_view en_sources