Daha az antibiyotik, daha az disbiyoz, daha az pediatrık astım

Son yıllarda pediatrik astım vakalarında gözlenen düşüşün, bebeklere daha az antibiyotik yazdırmanın beklenmedik bir olumlu etkisi olduğu ortaya çıktı. Olası bir açıklama: Bağırsak mikrobiyotasında daha az disbiyoz.

Yayın 30 Ekim 2020
Güncelleme 30 Mart 2022
Photo : Fewer antibiotics, less dysbiosis, less childhood asthma

Bu makale hakkında

Yayın 30 Ekim 2020
Güncelleme 30 Mart 2022

Genç Amerikalı ve Kanadalıların % 8'inde pediatrik astımdan muzdarip. 20. yüzyılın ikinci yarısında vaka sayısı ikiye katlandıktan sonra, eğilimin artık azaldığı gözlemleniyor. Bu düşüş bağırsak mikrobiyasına zarar veren anitbiyotiklerin artık daha az alınmasına bağlı olabilir. Bu hipotezi test etmek isteyen yazarlar, (sidenote: Eyalet dispanserleriyle ilgili tüm verileri toplayan BC PharmaNet hükümet veritabanından kaynaklanan veriler (veritabanının nüfusu: 4.7 milyon) )  (Kanada) astım tanıları ve antibiyotik reçetelerinin yanı sıra (sidenote: Kanada CHILD araştırmasından 2008 ve 2012 yılları arasında doğumdan önce araştırmaya katılan çocuklar üzerine yapılan, “Canadian Healthy Infant Longitudinal Development” adlı ileriye dönük çalışmadan ) 2.644 çocuğun bağırsak mikrobiyotasından elde edilen verileri incelediler.

Daha az antibiyotik = daha az astım

Nüfus düzeyinde bakıldığında, Kanada idari verilerine göre 2000-2014 yılları arasında, 1-4 yaş arası astım vakaları mutlak anlamda ‰7,1 oranında azalarak ‰27,3'ten ‰20,2'ye düşürüldü. Aynı zamanda, 1 yaş altı bebeklere antibiyotik yazdırmada keskin bir düşüş kaydedildi (‰1,253.8’den ‰489.1’e). 2014 yılında ise, her 3 çocuktan 1'i (%34,8) 1 yaşından önce en az bir antibiyotik alırken, bu oran 2000 yılında 3 çocuktan 2’sine düştü (%66,9). İstatistiksel analizler, antibiyotik ve astım arasında bir bağlantı olduğunu gösteriyor: Antibiyotik reçetelerinde %10 artış, astım vakalarında %24 oranında artışa denk geliyor. Nüfus genelindeki bu eğilim, CHILD araştırması içinde bireysel düzeyde de görülüyor: Solunum hastalıkları için antibiyotik alan çocuklar hariç tutulunca, 1 yaşına gelmeden antibiyotik alan çocuklar 5 yaşına geldiklerinde daha sık astım oluyorlar. Bu durum, reçete sayısıyla artıyor: Antibiyotik almayan çocukların %5.2’sinde astım görülürken, 1 antibiyotik alanların %8.1’inde, 2 antibiyotik alanların %10.2’sinde ve 3 veya daha fazla antibiyotik alanların %17.6’sında astım görülüyor.

Mikrobiyotanın rolü

Yazarlara göre, bebeklerin bağırsak mikrobiyotasındaki disbiyoz, antibiyotik almak ve çocukluk astımı arasındaki ilişkiyi açıklayabilir. 5 yaşında astım olan çocukların 1 yaşındayken bağırsak mikrobiyotalarında daha az çeşitlilik olduğu kaydedildi; ve bu çeşitlilik, antibiyotik tedavisi sayısına ve tedavi yaşına göre azalıyordu (3 aylıktan önce alınırsa daha da az). Çeşitlilik düştükçe, özellikle iki bakteri türü dahil olmak üzere, kısa zincirli immünomodülatör yağ asitlerinin üretiminde yer alan 5 temel bakteriyel takson da azaldı. Bu demek ki, bazı bakteri türlerinin azalması, çocuğun bağışıklık gelişimini etkileyebiliyor ve alerjik bir fenotip haline gelmesine neden olabiliyor. Bu nedenle antibiyotik tedavisi sonrasında mikrobiyota çeşitliliğini koruyacak stratejiler oluşturmak ve 1 yaşından önce antibiyotik vermeden önce dikkatle düşünmekte yarar vardır.

en_view en_sources