Antibiyotik ilişkili diyare

Antibiyotikler bakteri enfeksiyonlarına karşı savaşımızda güçlü bir araçtır. Tedavi bazen bariz kısa dönemli yan etkiler olmadan gerçekleşiyor gibi görünse de neden olduğu bağırsak mikrobiyotası denge bozukluğu hastaların %35'e varan oranında diyareye yol açabilir.1-3 Bu antibiyotik ilişkili diyare (AAD) bazen ciddi bağırsak enfeksiyonlarını gizleyebilir.3

Bağırsak mikrobiyotası
Antibiotic-associated diarrhea

Antibiyotikler bağırsak florasının dengesini nasıl bozuyor?

Antibiyotikler enfeksiyona neden olan (sidenote: Patojen Patojen, hastalığa neden olan veya olabilecek bir mikroorganizmadır Pirofski LA, Casadevall A. Q and A: What is a pathogen? A question that begs the point. BMC Biol. 2012 Jan 31;10:6. ) ortadan kaldırırken mikrobiyotanızdaki faydalı bakterilerden bazılarını da yok ederek sistematik olarak bu ekosistemde çeşitli derecelerde denge bozukluğuna yol açabilir. Bu denge bozukluğu ( (sidenote: Disbiyozis Genelde çevresel ve bireye özel faktörlerden oluşan bir kombinasyonun yol açtığı mikrobiyotanın bileşimi ve fonksiyonunda bir değişiklik olarak tanımlanır. Disbiyozis homojen bir durum değildir aksine kişilerin sağlık durumlarına göre değişkenlik gösterir. Levy M, Kolodziejczyk AA, Thaiss CA, et al. Dysbiosis and the immune system. Nat Rev Immunol. 2017;17(4):219-232. ) olarak bilinir), bağırsak mikrobiyotası koruyucu fonksiyonlarını daha az yapabilir hale geldiğinden AAD'ye yol açar.  ADA hastaların %35'ine varan oranını 1-3 ve antibiyotik tedavisi  alan çocukların %80'e varan oranını etkileyebilir.1


Ayrıca bağırsak mikrobiyotası belirli bir derece direnç gösterse de (yani antibiyotik ile tetiklenmiş denge bozukluğundan öncekine benzeri bir bileşim), her zaman tamamen iyileşmez4,5.Yakın tarihli çalışmalar antibiyotiklerin bakterilerin çeşitliliğini ve bolluğunu değiştirebileceğini ve bu denge bozukluğunun uzun sürebileceğini göstermiştir (genelde tedavi sonlandıktan sonra 8-12 hafta).1,6

Birçok olguda başka semptomlar olmadan diyare

Antibiyotik tedavisinin kısa dönemli ana sonucu bazı hastaların yaşadığı ve çoğunlukla diyareyle sonuçlanan bağırsak hareketlerinde değişikliklerdir. AAD, antibiyotik tedavisinin başlangıcından itibaren 24 saat içinde veya bitiminden sonraki 2 ay içinde üç veya daha fazla defa gevşek veya sıvı dışkı olarak tanımlanır.7-9 İnsidansı yaş, bağlam ve antibiyotik tipi gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.  Diyarenin yoğunluğu genelde hafif ile orta şiddetli arasındadır ve olguların çoğunluğunda fonksyioneldir yani bağırsak mikrobiyotasında bir denge bozukluğu ile ilişkilidir.1 En geniş antimikrobiyal aktiviteye sahip antibiyotikler (yani çok geniş bir yelpazedeki bakterilere etki edenler) daha yüksek diyare oranları ile ilişkilendirilmektedir.3


Ancak olguların %10-20'sinde diyare, antibiyotik kullanımı, 65 yaşından büyük olmak veya bazı ilişkili durumlardan etkileniyor olmak gibi belirli faktörler nedeniyle patojenik hale gelebilen Clostridioides difficile (C. difficile) enfeksiyonlarına yol açar.3  Bu bakteri tarafından bağırsak mikrobiyotasının kolonizasyonu inflamatuar bir reaksiyonu tetikler ve bu reaksiyonun klinik sonuçları orta şiddetli diyareden ölüm dahil çok daha ciddi semptomlara kadar değişmektedir.3

Antibiyotik tedavisinin durdurulması en etkili tedavi mi?

AAD'nin yönetimi semptomlara ve patojene (örn. C.difficile) bağlıdır.10 Hafif ile orta şiddetli diyare için tedavi, mikrobiyotanın iyileşmesine ve hastanın rehidrasyonuna izin vermek için antibiyotik tedavisini durdurmayı (veya diyareye yol açması daha az muhtemel olan bir antibiyotik ile değiştirmeyi) içerir.10

Çok sayıda çalışma probiyotiklerin bağırsak mikrobiyotasını tekrar oluşturmaya yardımcı olabildiğini gösterirken bazı probiyotiklerin AAD'nin önlenmesinde ve tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir.6,11,12,Antibiyotik tedavisi sırasında alındığında diğer probiyotiklerin C.difficile ile primer ve sekonder enfeksiyon riskini azalttığı gösterilmiştir.13-15 Son olarak dışkı mikrobiyotası nakli (sağlıklı bir mikrobiyotanın mikriboyal ekosistemini geri yerine koymak üzere hasta bir kişiye aktarılması) şu anda sadece en ciddi enfeksiyonlar - yani C.difficile ile enfeksiyonların nüksetmesi - için kullanılmaktadır.16,17

Bu yazı bilimsel olarak onaylanmış kaynaklara dayanmaktadır ancak tıbbi tavsiyenin yerine geçmez. Siz veya çocuğunuz semptom gösteriyorsanız, lütfen aile doktorunuza veya çocuk doktorunuza danışın.

Kaynaklar

1 McFarland LV, Ozen M, Dinleyici EC et al. Comparison of pediatric and adult antibiotic-associated diarrhea and Clostridium difficile infections. World J Gastroenterol. 2016;22(11):3078-3104.

2  Bartlett JG. Clinical practice. Antibiotic-associated diarrhea. N Engl J Med 2002;346:334-9.

3  Theriot CM, Young VB. Interactions Between the Gastrointestinal Microbiome and Clostridium difficile. Annu Rev Microbiol. 2015;69:445-461.

4 Dethlefsen L, Relman DA. Incomplete recovery and individualized responses of the human distal gut microbiota to repeated antibiotic perturbation. Proc Natl Acad Sci U S A. 2011;108 Suppl 1(Suppl 1):4554-4561.

5  Francino MP. Antibiotics and the Human Gut Microbiome: Dysbioses and Accumulation of Resistances. Front Microbiol. 2016;6:1543.

6 Kabbani TA, Pallav K, Dowd SE et al. Prospective randomized controlled study on the effects of Saccharomyces boulardii CNCM I-745 and amoxicillin-clavulanate or the combination on the gut microbiota of healthy volunteers. Gut Microbes. 2017;8(1):17-32.

7 Wiström J, Norrby SR, Myhre EB, et al. Frequency of antibiotic-associated diarrhoea in 2462 antibiotic-treated hospitalized patients: a prospective study. J Antimicrob Chemother. 2001 Jan;47(1):43-50. 

8 McFarland LV. Epidemiology, risk factors and treatments for antibiotic-associated diarrhea. Dig Dis. 1998 Sep-Oct;16(5):292-307. 

9 Bartlett JG, Chang TW, Gurwith M, et al. Antibiotic-associated pseudomembranous colitis due to toxin-producing clostridia. N Engl J Med. 1978 Mar 9;298(10):531-4. 

10 Barbut F, Meynard JL. Managing antibiotic associated diarrhoea. BMJ. 2002 Jun 8;324(7350):1345-6. 

11 Szajewska H, Kołodziej M. Systematic review with meta-analysis: Saccharomyces boulardii in the prevention of antibiotic-associated diarrhoea. Aliment Pharmacol Ther. 2015 Oct;42(7):793-801. 

12 Hempel S, Newberry SJ, Maher AR, et al. Probiotics for the prevention and treatment of antibiotic-associated diarrhea: a systematic review and meta-analysis. JAMA. 2012 May 9;307(18):1959-69. 

13 McFarland LV, Surawicz CM, Greenberg RN, et al. A randomized placebo-controlled trial of Saccharomyces boulardii in combination with standard antibiotics for Clostridium difficile disease. JAMA. 1994 Jun 22-29;271(24):1913-8. 

14 Kotowska M, Albrecht P, Szajewska H. Saccharomyces boulardii in the prevention of antibiotic-associated diarrhoea in children: a randomized double-blind placebo-controlled trial. Aliment Pharmacol Ther. 2005 Mar 1;21(5):583-90. 

15 McFarland LV. Probiotics for the Primary and Secondary Prevention of C. difficile Infections: A Meta-analysis and Systematic Review. Antibiotics (Basel). 2015 Apr 13;4(2):160-78. 

16 Surawicz CM, Brandt LJ, Binion DG, et al. Guidelines for diagnosis, treatment, and prevention of Clostridium difficile infections. Am J Gastroenterol. 2013 Apr;108(4):478-98; quiz 499.

17 Li YT, Cai HF, Wang ZH, et al. Systematic review with meta-analysis: long-term outcomes of faecal microbiota transplantation for Clostridium difficile infection. Aliment Pharmacol Ther. 2016 Feb;43(4):445-57.

18 Pirofski LA, Casadevall A. Q and A: What is a pathogen? A question that begs the point. BMC Biol. 2012 Jan 31;10:6. 

BMI-21.28
Summary
Off
Sidebar
On
Migrated content
Désactivé
Updated content
Désactivé
Hide image
Off
Hastalık Off

Bağırsak mikrobiyotası

Bağırsak mikrobiyotası: : sağlığınız için neden bu kadar önemli?

Bağırsaklarımızda insan vücudu üzerinde şaşırtıcı güçleri olan trilyonlarca1 bakteri yaşıyor. Gelin, bağırsak mikrobiyotanızın nasıl çalıştığını ve neden ona iyi bakmanız gerektiğini anlayalım!

The Gut microbiota

İnsan bağırsak mikrobiyotası tam olarak nedir?

Muhtemelen "bağırsak florasını" terimini duymuşsunuzdur; aslında bilimsel olarak buna "bağırsak mikrobiyotası" adı verilmektedir. Bağırsak mikrobiyotası ne demektir? Bakteriler, virüsler mantarlar (maya mantarları dahil) ve hatta parazitler gibi bağırsaklarınızda yaşayan trilyonlarca1 (sidenote: Mikroorganizmalar Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük olan canlı organizmalar. Bunlara bakteriler, virüsler, mantarlar, arklar ve protozoalar dahildir ve genel olarak "mikroplar" olarak adlandırılır What is microbiology? Microbiology Society. ) oluşur.

Bu arada mikrobiyota ve mikrobiyom sıklıkla birbirlerinin yerine kullanılan iki kelimedir ancak farklı anlamları vardır; mikrobiyota mikroorganizmalar hakkında konuşmak ve "orada kim var" yani temel olarak "hangi organizmalar" sorusuna cevap vermek için kullanılırken mikrobiyom, fonksiyonları nedir anlamına gelen "ne yapıyor bunlar" sorusuna cevap vermek için bunların genomları hakkında, "içlerinde ne var"2konusunda konuşur.

Her birimizde tıpkı parmak izi gibi eşsiz bir mikrobiyota bulunur.1 Doğdunuzda, vajinal (normal) doğum sırasında aktarılan dışkıdaki ve vajinadaki mikroorganizmalar veya sezaryen doğumda3 çevredeki mikroorganizmalar bağırsak mikrobiyotası kolonizasyonunuzu başlatmayı tetikler.4 Bağırsak mikrobiyotasının oluşması, çeşitlenmesi ve stabil hale gelmesi yaklaşık üç yıl sürer.5 Yetişkinlikte,6 mikrobiyota bileşimi yaşlılığa kadar göreceli olarak sabittir ve yaşlılıkta tekrar büyük bir değişiklikten geçerek hafifçe zayıflar.7

100 000 Bağırsağımızda 100.000 milyar “iyi” bakteri yaşar.

2nd Bağırsak mikrobiyotası genel olarak ikincil beyin olarak değerlendirilir.

Bağırsak mikrobiyotasının sağlımız için önemi nedir?

Bağırsak mikrobiyotası insan vücudunda fonksiyonel bir organ olarak düşünülebilir. Bağırsak mikrobiyotamızı neden dengede tutmalıyız? Bağırsaklarınızla yakın şekilde çalışır ve 4 önemli görevi vardır:

Sindirime destek olur

Bağırsak hücreleri tarafından veya yiyeceklerin küçük bölümlerinin fermantasyonu ile besin maddelerinin (şekerler, amino asitler, vitaminler...) emilimine yardımcı olarak sindirime destek olur. Bu fermantasyon süreci gaz ve kolonunuzdaki hücreler için gerçek bir "yakıt" olan kısa zincirli yağ asitleri dahil çok sayıda metabolit üretir.8

Sindirim sisteminin olgunlaşmasında önemli bir rol oynar

Mukus üretiminde, bağırsak hücrelerinin irigasyonunda, mukozanın enzimatik aktivitesinde aktif bir rol oynayarak sindirim sisteminin olgunlaşmasında önemli bir rol oynar.9

Bariyer görevi görür

Patojenlere ve toksinlere karşı bir bariyer görevi görür.10 Ayrıca , bazı bakteriler (sidenote: Patojen Patojen, hastalığa neden olan veya olabilecek bir mikroorganizmadır Pirofski LA, Casadevall A. Q and A: What is a pathogen? A question that begs the point. BMC Biol. 2012 Jan 31;10:6. ) bakterilere karşı antimikrobik moleküller salgılarken diğerleri bağırsak hücrelerini saldırılardan korumak ve vücudunuz üzerindeki zararlı etkilerden kaçınmak için mukus üretimini stimüle eder.11

Koruyucu bir rol oynar

İnsan bağışıklık sisteminin gelişiminde koruyucu bir rol oynar. Bağırsak florasının bakterileri, bakteriler ve virüsler gibi patojenik ajanların saldırılarından sizi koruyan bağırsak bağışıklık sistemindeki hücrelerin olgunlaşmasında ve aktivasyonunda rol alır. Vücudunuzdaki bağışıklık hücrelerinin birincil deposu bağırsaktır. Kendi açısından bağışıklık sistemi, mikrobiyotanın bileşimine ve çeşitliliğine etki eder.12

Bağırsak mikrobiyotanızı etkileyen faktörler nelerdir?

Bağırsak mikrobiyotasının kompozisyonu içeriğinin yüksek çeşitliliği (içerikte yer alan her bir farklı suşun toplam sayısı) ve zenginliği (toplam mikroorganizma miktarı) ile karakterizedir. Kompozisyon bozulduğunda; denge bozulur ve birçok hastalık ile ilişkili disbiyozis ortaya çıkar. 13

Bağırsak mikrobiyotasının çeşitliliğini ve içeriğini etkileyen bir çok faktör vardır. Bu faktörlerden bazıları :

Bireysel faktörler:

  • Yaş 6
  • Genetik 13 
  • Bazı hastalıklar 13 

Çevresel Faktörler:

  • İlaç kullanımı: Antibiyotik, Anti-inflamatuarlar, vb. 8 
  • Enfeksiyonlar (viral gastroenterit…) 13
  • Yaşam şekli: dengesiz beslenme (örneğin, yüksek yağlı diyet) veya beslenme şeklindeki değişiklik, stres, sigara kullanımı, yüksek alkol tüketimi, vb. 13

Bağırsak disbiyozisi ile ilişkilendirilen bazı hastalıklara bakalım: Antibiyotik ilişkili diyare, bebeklerde kolik, gastroenterit, inflamatuar bağırsak hastalıkları (İBH)...:

  • Bebeklerde kolik (infantil kolik)14 Yaşları 1 ile 4 ay arasında değişen bebeklerin yüzde 20-25'ini etkiler.

  • Antibiyotik kullanan hastaların % 5 ile 35’inde oluşan antibiyotik ile ilişkili diyare (ishal).15

  • Turist ishali kontamine olmuş gıda veya sudan kaynaklanan bir enfeksiyondur. Enfeksiyon sonrası iritable bağırsak sendromu, bu enfeksiyonu geçirmiş hastaların %3 ile %17'sinde oluşabilmektedir.16

  • Genelde tehlikesiz ve çoğunlukla viral olan gastroenterit ve tüm dünyada her yıl 200.000'den fazla çocuğun ölmesine yol açmaktadır.17

  • Obezite 2016 yılında dünya yetişkin nüfusunun %13'ünü etkileyen yaygın, maliyetli ve ciddi bir kronik hastalıktır (erkeklerin %11'i ve kadınların %15'i).18

  • IBS, kişinin bağırsak hareketlerinde değişiklik (kabızlık, diyare veya kabızlık-diyare karışık) ve karın ağrısı ile karakterize olan ve en fonksiyonel gastrointestinal rahatsızlıklardan biridir.  Prevalansı ülkeler arasında önemli oranda değişmektedir.19

  • Crohn hastalığı, ağızdan anüse kadar sindirim sisteminin her aşamasında enflamasyonunu lokalize olabildiği bir inflamatuar bağırsak hastalığıdır.  Yakın tarihli çalışmalar bağırsak mikrobiyotasının bu hastalığın etyopatojenezinde önemli bir fonksiyonu olduğuna dair kanıtlar sunmaktadır.20

  • Mide kanseri21 ve kolorektal kanser22 bağırsak mikrobiyotası disbiyozisi ile ilişkilendirilen iki gastrointestinal kanserdir.

Ancak bağırsak mikrobiyotasının rolü bağırsakta bitmez: Yakın tarihli çalışmalar bağırsak mikrobiyotasının, bağırsak dışında bir rolü olabileceğini belirlemiştir. Aslında bağırsak mikrobiyotası çeşitli bağırsak dışı hastalıklarla ilişkilendirilmiştir: örneğin akne,23 alerjiler,24 obezite,25anksiyete bozuklukları,26otizm spektrumu bozuklukları26...ve hepsi bu değil. Bağırsak mikrobiyotası, Alzheimer,27Parkinson28 gibi nörodejeneratif hastalıklarla da ilişkilendirilebilir gibi görünmektedir. Aslında, bağırsak ile beyin arasında "bağırsak-beyin aksı" olarak adlandırılan iki yönlü bir iletişim vardır ve bağırsak mikrobiyotası bu etkileşimlere etki edebilir. İşte bu yüzden bağırsağınıza bazen ikinci beyin adı verilmektedir.

Bağırsak mikrobiyotamızı dengede tutmak için neler yapmalıyız?

Bağırsak mikrobiyotasının insan sağlığındaki rolünü artık biliyor olmalısınız.  O zaman, kendi mikrobiyotanıza nasıl iyi bakmalısınız? Bağırsak mikrobiyotanızı nasıl geliştirebilirsiniz? Birçok bilimsel çalışma, bileşiminde bozulmalardan nasıl kaçınılacağı ve en fazla mümkün olan şekilde dengeli tutulacağı sorusunu sormuştur.29 Yanıt mevcut mikrobiyotayı doldurmak veya zenginleştirmek veya kötü olanların yerine geçmek için iyi bakteriler veya mayaları kullanmak kadar basit değildir. Aslında buradaki fikir düzgün şekilde çalışmasına yardımcı olacak şekilde mikrobiyotaya etki ederek kişinin sağlığını iyileştirmektir.30

Nasıl? Bağırsak mikrobiyotasının dengesini ve çeşitliliğini pozitif şekilde etkilemenin çeşitli yolları vardır ve bunlardan her birinin kendine has özellikleri vardır:

  • Beslenme: Yediklerimizin çeşitliliği ve kalitesi bağırsak mikrobiyotamızdaki dengeye katkıda bulunur.31,32 Diğer yandan, kötü dengeli bir beslenme bağırsağımızın bileşimini etkileyebilir ve çeşitli sorunlara yol açabilir.33 Hangi yiyeceklerin faydalı etkisi olduğunu veya hangilerinin olumsuz etkisini olduğunu bilmek bağırsaklarımızın sağlığı için önemlidir.34

  • Probiyotikler: Probiyotikler " yeterli miktarlarda alındığında vücuda/konağa bir sağlık faydası sağlayan canlı mikroorganizmalardır.35,36 

  • Prebiyotikler: Prebiyotikler bir sağlık faydası sağlayan spesifik, sindirilemeyen besin kaynaklı liflerdir; kişinin mikrobiyotasındaki faydalı mikroorganizmalar tarafından seçici olarak kullanılırlar.37,38 Bazı yiyecekler prebiyotiklerden özellikle zengindir, bu nedenle beslenmemize dikkat etmemiz önemlidir. Bazı ürünlerde probiyotiklere eklendiklerinde, bunlara sembiyotik adı veriyoruz.39

  • Nakil: Organlar açısından baktığımızda; bağırsak mikrobiyal ekosisteminde dengeyi geri yerine koyma çabasıyla  bağırsak mikrobiyotası bir insana nakil edilebilir.32 Dışkı mikrobiyotası nakli olarak bilinen bu tedavi yaklaşımı sadece nükseden Clostridioides difficile–ilişkili hastalığı32 tedavi etmek için onaylanmıştır ve Crohn hastalığı, ülseratif kolit, iritabl bağırsak sendromu veya metabolik hastalık gibi diğer belirli sağlık sorunları üzerindeki etkilerini değerlendirmek üzere aktif araştırmalar devam etmektedir...32

Ah! bir şey daha...

Bağırsak mikrobiyotası hakkında bilmeniz gereken her şeyi okuduğunuza göre, tüm vücutta mikroorganizmalar olduğunu da bilmeniz gerekir: cildinizde,40  üriner sisteminizde,41  vajinanızda,42  ağzınızda,43  kulaklarınızda,44  akciğerlerinizde45 ve bağırsaklarınızda olduğu gibi buralarda yaşayan mikroorganizmalar da bu organların çalışmasında ve sizi sağlıklı tutmada çok büyük rol oynar. Daha fazla bilgi için bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

Bu makaledeki bütün bilgiler bilimsel olarak kanıtlanmış kaynaklardan alınmıştır. Bu makalenin detaylı bir çalışma olmadığını unutmayınız. İçerik için faydalandığımız bütün çalışmalar aşağıda yer almaktadır.

BMI 21.10
Kaynaklar

1 Ley RE, Peterson DA, Gordon JI. Ecological and evolutionary forces shaping microbial diversity in the human intestine. Cell. 2006 Feb 24;124(4):837-48.

2 Ursell LK, Metcalf JL, Parfrey LW, et al. Defining the human microbiome. Nutr Rev. 2012;70 Suppl 1(Suppl 1):S38-S44.

3 Callaway E. C-section babies are missing key microbes [published online ahead of print, 2019 Sep 18]. Nature. 2019;10.1038/d41586-019-02807-x. 

4 Sandall J, Tribe RM, Avery L, et al. Short-term and long-term effects of caesarean section on the health of women and children. Lancet. 2018;392(10155):1349-1357.

5 Bäckhed F, Roswall J, Peng Y, et al. Dynamics and Stabilization of the Human Gut Microbiome during the First Year of Life. Cell Host Microbe. 2015;17(5):690-703.

6 Yatsunenko T, Rey FE, Manary MJ, et al. Human gut microbiome viewed across age and geography. Nature. 2012 May 9;486(7402):222-7.

7 Ragonnaud E, Biragyn A. Gut microbiota as the key controllers of "healthy" aging of elderly people. Immun Ageing. 2021 Jan 5;18(1):2. 

8 Jandhyala SM, Talukdar R, Subramanyam C, et al. Role of the normal gut microbiota. World J Gastroenterol. 2015 Aug 7;21(29):8787-803.

9 Tomas J, Wrzosek L, Bouznad N, B, et al. Primocolonization is associated with colonic epithelial maturation during conventionalization. FASEB J. 2013 Feb;27(2):645-55.

10 Caballero S, Pamer EG. Microbiota-mediated inflammation and antimicrobial defense in the intestine. Annu Rev Immunol. 2015;33:227-56.

11Sokol H. Microbiota and barrier effect. In: Marteau P, Dore J, eds. Gut Microbiota: A Full-Fledged Organ. Paris: John Libby Eurotext; 2017:65-71.

12 Brandtzaeg P. Role of the Intestinal Immune System in Health. In:  Baumgart, Daniel C, eds. Crohn's Disease and Ulcerative Colitis: From Epidemiology and Immunobiology to a Rational Diagnostic and Therapeutic Approach. Springer International Publishing; 2017

13 Levy M, Kolodziejczyk AA, Thaiss CA, et al. Dysbiosis and the immune system. Nat Rev Immunol. 2017;17(4):219-232.

14 Perceval C, Szajewska H, Indrio F, et al. Prophylactic use of probiotics for gastrointestinal disorders in children. Lancet Child Adolesc Health. 2019 Sep;3(9):655-662.

15 McFarland LV. Antibiotic-associated Diarrhea: Epidemiology, Trends and Treatment. Future Microbiol. 2008 Oct;3(5):563-78.

16 Steffen R, Hill DR, DuPont HL. Traveler's diarrhea: a clinical review. JAMA. 2015 Jan 6;313(1):71-80. 

17 Stuempfig ND, Seroy J. Viral Gastroenteritis. In: StatPearls. Treasure Island (FL): StatPearls

18 WHO. Fact sheets on obesity and overweight June 2021

19 Oka P, Parr H, Barberio B, et al. Global prevalence of irritable bowel syndrome according to Rome III or IV criteria: a systematic review and meta-analysis. Lancet Gastroenterol Hepatol. 2020 Oct;5(10):908-917. 

20 Aldars-García L, Marin AC, Chaparro M, et al. The Interplay between Immune System and Microbiota in Inflammatory Bowel Disease: A Narrative Review. Int J Mol Sci. 2021 Mar 17;22(6):3076.

21 Nasr R, Shamseddine A, Mukherji D, et al. The Crosstalk between Microbiome and Immune Response in Gastric Cancer. Int J Mol Sci. 2020 Sep 9;21(18):6586. 

22 Ranjbar M, Salehi R, Haghjooy Javanmard S, et al. The dysbiosis signature of Fusobacterium nucleatum in colorectal cancer-cause or consequences? A systematic review. Cancer Cell Int. 2021;21(1):194. 

23 Dreno B, Dagnelie MA, Khammari A, et al. The Skin Microbiome: A New Actor in Inflammatory Acne. Am J Clin Dermatol. 2020 Sep;21(Suppl 1):18-24.

24 Houghteling PD, Walker WA. From Birth to "Immunohealth," Allergies and Enterocolitis. J Clin Gastroenterol. 2015 Nov-Dec;49 Suppl 1(0 1):S7-S12

25 Ley RE, Turnbaugh PJ, Klein S, et al. Microbial ecology: human gut microbes associated with obesity. Nature. 2006 Dec 21;444(7122):1022-3. 

26 Maiuolo J, Gliozzi M, Musolino V, et al. The Contribution of Gut Microbiota-Brain Axis in the Development of Brain Disorders. Front Neurosci. 2021 Mar 23;15:616883. 

27 Qian XH, Song XX, Liu XL, et al. Inflammatory pathways in Alzheimer's disease mediated by gut microbiota. Ageing Res Rev. 2021 Mar 9;68:101317.

28 Lorente-Picón M, Laguna A. New Avenues for Parkinson's Disease Therapeutics: Disease-Modifying Strategies Based on the Gut Microbiota. Biomolecules. 2021 Mar 15;11(3):433. 

29 ILSI Europe, 2013 Probiotics, Prebiotics and the Gut Microbiota. ILSI Europe Concise Monograph. 2013:1-32.

30 Quigley EMM. Prebiotics and Probiotics in Digestive Health. Clin Gastroenterol Hepatol. 2019;17(2):333-344.

31 Tap J, Furet JP, Bensaada M, et al. Gut microbiota richness promotes its stability upon increased dietary fibre intake in healthy adults. Environ Microbiol. 2015 Dec;17(12):4954-64. 

32 Quigley EMM, Gajula P. Recent advances in modulating the microbiome. F1000Res. 2020;9:F1000 Faculty Rev-46. Published 2020 Jan 27.

33 Zmora N, Suez J, Elinav E. You are what you eat: diet, health and the gut microbiota. Nat Rev Gastroenterol Hepatol. 2019 Jan;16(1):35-56

34 Wilson AS, Koller KR, Ramaboli MC, et al. Diet and the Human Gut Microbiome: An International Review. Dig Dis Sci. 2020;65(3):723-740. 

35 FAO/OMS, Joint Food and Agriculture Organization of the United Nations/ World Health Organization. Working Group. Report on drafting  guidelines for the evaluation of probiotics in food, 2002.

36 Hill C, Guarner F, Reid G, et al. Expert consensus document. The International Scientific Association for Probiotics and Prebiotics consensus statement on the scope and appropriate use of the term probiotic. Nat Rev Gastroenterol Hepatol. 2014;11(8):506-514.

37 Gibson GR, Roberfroid MB. Dietary modulation of the human colonic microbiota: introducing the concept of prebiotics .J Nutr, 1995; 125:1401-12.

38 Gibson GR, Hutkins R, Sanders ME, et al. Expert consensus document: The International Scientific Association for Probiotics and Prebiotics (ISAPP) consensus statement on the definition and scope of prebiotics. Nat Rev Gastroenterol Hepatol. 2017;14(8):491-502.

39 Markowiak P, Śliżewska K. Effects of Probiotics, Prebiotics, and Synbiotics on Human Health. Nutrients. 2017;9(9):1021.

40 Bay L, Barnes CJ, Fritz BG, et al. Universal Dermal Microbiome in Human Skin. mBio. 2020;11(1):e02945-19. 

41 Neugent ML, Hulyalkar NV, Nguyen VH, et al. Advances in Understanding the Human Urinary Microbiome and Its Potential Role in Urinary Tract Infection. mBio. 2020 Apr 28;11(2):e00218-20.

42 Greenbaum S, Greenbaum G, Moran-Gilad J, et al. Ecological dynamics of the vaginal microbiome in relation to health and disease. Am J Obstet Gynecol. 2019 Apr;220(4):324-335.

43 Radaic A, Kapila YL. The oralome and its dysbiosis: New insights into oral microbiome-host interactions. Comput Struct Biotechnol J. 2021 Feb 27;19:1335-1360.

44 Xu Q, Gill S, Xu L, et al. Comparative Analysis of Microbiome in Nasopharynx and Middle Ear in Young Children With Acute Otitis Media. Front Genet. 2019;10:1176.

45 Mathieu E, Escribano-Vazquez U, Descamps D, et al. Paradigms of Lung Microbiota Functions in Health and Disease, Particularly, in Asthma. Front Physiol. 2018 Aug 21;9:1168.

 

Summary
On
Sidebar
Off
Migrated content
Désactivé
Updated content
Désactivé
Hide image
Off
Mikrobiyota

Tip 2 diyabet

Diyabet kan şekerini düzenleyen bir hormon olan insülinin üretiminde veya kullanımında bir bozuklukla ilişkili kronik bir hastalıktır. Gastrointestinal mikrobiyota burada suçlanabilecek çevresel faktörlerden biri olarak tanımlanmıştır.

Etiketler
Bağırsak mikrobiyotası

2015 yılında 415 milyon insan diyabetliydi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tahminlerine göre, 2040 yılında bu sayı 642 milyon olacaktır. Vakaların yüzde doksanında tip 2 diyabet vardır.

İnsülin direnci, tip 2 diyabetin ana nedeni

Tip 2 diyabetin ana nedeni olan insülin direnci, insüline karşı duyarlılığını kaybeden vücuttaki hücrelerdir. İnsülin direnci hormonu etkisiz hale getirir ve pankreasın, tükenecek hale gelinceye kadar daha fazla üretmesine yol açar. Sonuç olarak, şeker kanda birikerek hiperglisemiye ve uzun vadede ciddi komplikasyonlara yol açar: miyokart enfarktüs, inme, alt uzuvlarda arterit, böbrek yetmezliği ve körlük.

Bağırsak mikrobiyotasının rolü?

Tip 2 diyabetin genetik bir yönü olsa da bu hastalık için en büyük risk faktörü yaşam tarzıdır - özellikle hareketsiz yaşam tarzı ve çok fazla yağ ve şeker içeren bir beslenme. Bazı yağlar ve şekerler metabolik bozukluklar ile ilişkili bir inflamatuar tepki başlatır ve bu da, enflamasyon seviyesini artırır. Dengesi bozulduğu için gastrointestinal mikrobiyotanın katkıda bulunduğu bir kısırdöngü başlatır. Araştırmacılar gastrointestinal mikrobiyotanın diyabetiklerde bozulduğunu ve bu disbiyozisin hastalığa katkıda bulunduğunu göstermiştir.;

Yaşam tarzında iyileşmeler

Diyabet her şeyden önce yaşam tarzında iyileşmeler yaparak tedavi edilebilir: gerekli ise kilo vermek, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenme. Bunlara ilaçların eklenmesi de çoğunlukla gereklidir.

Diyabette bazı bağırsak bakterilerinin ve/veya probiyotiklerin rolü henüz teyit edilmemiştir ancak bunların faydalı etkileri (özellikle iştah ve kan şekeri üzerinde) milyonlarca insanı etkileyen bu hastalık için yeni tedavi hedeflerinin geliştirilmesi için bir yol açmıştır.

Summary
Off
Sidebar
Off
Migrated content
Désactivé
Updated content
Désactivé
Hide image
Off
Hastalık

Obezite

Yarım asır içinde neredeyse üç katına çıkan global bir sorun.1 Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre, 18 yaş ve üzeri yetişkinlerin %39’u aşırı kilolu ve %13’ü obez.
Size, bağırsaklarımızın merkezinde yer etmiş bağırsak mikrobiyotamızın iştahımız, kilomuz ve yağ depolama kapasitemiz üzerinde etkisi olabildiğini söylesek?2

Etiketler
Bağırsak mikrobiyotası

Obezite nedir?

Obezite ve aşırı kilonun nedenlerinin başında çoğunlukla, emilen kaloriler ve vücudun sarf ettiği kaloriler arasındaki dengesizlik gelir (özellikle harcanan gerçek enerjiye oranla fazla yağ ve şeker alımı).3,4 Bunun sonucunda oluşan yağ kütlesindeki aşırı artış, sağlığı bozabilir ve yaşam süresini önemli ölçüde azaltabilir.3 Aşırı kilolu veya obez kişilerin kardiyovasküler hastalıklar kadar, Tip 2 diyabet riski de vardır.5,6 Obezite, aynı zamanda birçok kanser tipiyle de ilişkilendirilir (karaciğer, rahim…).6 Vücut kitle indeksi (VKİ) sayesinde yaklaşık bir aşırı kilo ve obezite tayini yapılabilir. DSÖ, bir yetişkin için VKİ 25 veya üzerindeyse aşırı kilo, VKİ 30 veya üzerindeyse obezite olduğu kanaatindedir.1

Peki mikrobiyota nerede devreye giriyor?

Genetik eğilim, hareketsizlik, uyku eksikliği, psikolojik faktörler, fazla zengin yağ ve şeker içeren dengesiz beslenme obezitenin en tanınan sebepleri arasında yer alır. Ancak bazı durumlarda, spor ve sağlıklı beslenmenin bir arada olduğu temiz bir yaşam şekli, fazla kiloların ortadan kaldırılmasına yetmez3. Peki suç kimdedir? Kısa süre önce bağırsak florası üzerine çalışmalar, obez hastalarda bağırsak mikrobiyotasının kompozisyonunda bozulmalar gözlenmesini sağlamıştır. Mikrobiyal ekosistemdeki bu dengesizlik (sidenote: Disbiyozis Genelde çevresel ve bireye özel faktörlerden oluşan bir kombinasyonun yol açtığı mikrobiyotanın bileşimi ve fonksiyonunda bir değişiklik olarak tanımlanır. Disbiyozis homojen bir durum değildir aksine kişilerin sağlık durumlarına göre değişkenlik gösterir. Levy M, Kolodziejczyk AA, Thaiss CA, et al. Dysbiosis and the immune system. Nat Rev Immunol. 2017;17(4):219-232. ) 7 karşılık gelir. Biliyor musunuz? Kemirgen hayvanlarda yapılan çalışmalar sonucunda zayıf bir fareye obez bir hastadan mikrobiyota nakledildiğinde farenin de şişmanladığı görülmüştür! Şaşırtıcı mı? Bu yeni bilgiler, yeni tedavilerin keşfi için bir umut olmuştur. Gerçekten de, obez bireyler genel olarak daha az zengin ve daha az çeşitliliği olan bir mikrobiyotaya sahiptir ,Akkermansia muciniphila gibi “iyi” bakteriler ve bifidobakteriler daha azdır ve potansiyel olarak zararlı bakteriler daha fazladır.8 Bu durumlarda, mikrobiyotanın dengesinin değişmesi ile bağırsak, yemeklerden daha verimli biçimde enerji özümler ve dolayısıyla, obez ve aşırı kilolu kişilerde enerji depolanmasını destekler.8

Bağırsağın ötesinde etkiler

Alımlar ve harcanan enerji arasındaki denge kısmen, bağırsak ve beyin arasında iki yönlü iletişime dayanır; araştırmacılar bunu bağırsak-beyin ekseni olarak adlandırır.10 Nöronlar ve bakteriler arasındaki bu iletişim bilhassa, aralarında “ (sidenote: Short chain fatty acids (SGFA) Short chain fatty acids are a source of energy (fuel) for an individual’s cells. They interact with the immune system and are implicated in communication between the gut and the brain.   Silva YP, Bernardi A, Frozza RL. The Role of Short-Chain Fatty Acids From Gut Microbiota in Gut-Brain Communication. Front Endocrinol (Lausanne). 2020;11:25. ) ve “ (sidenote: Nörotransmiter Nöronlar (beynin sinir hücreleri) arasındaki iletişimin yanı sıra mikrobiyota bakterileri ile olan iletişimi de sağlayan özel moleküllerdir. Bu moleküller, bireyin hücreleri ve mikrobiyota bakterileri tarafından üretilir.    Baj A, Moro E, Bistoletti M, Orlandi V, Crema F, Giaroni C. Glutamatergic Signaling Along The Microbiota-Gut-Brain Axis. Int J Mol Sci. 2019;20(6):1482. ) ”in yer aldığı “sinyal” molekülleri sayesinde mümkün olmuştur.5,6,11 Bağırsak mikrobiyotası bu mesajcılar vasıtasıyla, beynin enerji dengesinin, iştahın ve doygunluk hissinin6 yanı sıra beslenme tabiatının ve davranışının düzenlemesine de yardımcı olur9,10. Bağırsak mikrobiyotası ve obezitenin birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu görüyoruz; bağırsak mikrobiyotası değiştiğinde sindirimde, savunma sisteminde ve aynı zamanda açlığı yönetmek için iletişim kurduğu beyinde de bozulmaları beraberinde getirir.9 Kapalı bir elektrik devresi örneğinde olduğu gibi farklı “cihazlar” birbirine bağlıdır ve bilgilerin (iyi veya kötü) bağırsak ve beyin arasında iletilmesini sağlar.

Zayıflamak için değiştirilmiş bir mikrobiyota mı?

Çözüm sanki kaynaktan gelmektedir: mikrobiyotaya dikkat göstererek zayıflamak ve kiloları eritmek! Uzmanlar işin bu kadar basit olmadığını söyleyecektir; öncelikle beslenmenin, probiyotiklerin ve prebiyotiklerin veya fekal mikrobiyota naklinin, bağırsak mikrobiyota ekosistemine nasıl etki ettiğinin anlaşılması gerekir.

  • Beslenme: Anladığınız gibi beslenme, obezite riski için ilk faktördür. Aynı zamanda mikrobiyotanın değişiminde temel önem taşır. Günümüzde, bağırsak florası üzerine etki ve kilo kaybının önemi arasında kesin hiçbir bağlantı kurulmamıştır.12 Buna karşılık, beslenme alışkanlığına cevap olarak bağırsak mikrobiyotasının ilk kompozisyonu verilebilir.7,11
  • Probiyotikler: Hayvanlar üzerinde yapılan sayısız çalışma, bazı probiyotiklerin diğerlerinden farklı olduğunu ve kemirgen hayvanlarda metabolik profil, kilo alımı veya doygunluk üzerinde etkisi olduğunu göstermiştir.2,7,13,14 İnsanlardan alınan sonuçlar, sayıları daha az olsa bile umut vericidir. Bazı özel probiyotiklerin kilo, VKİ, beden çevresi, yağ kütlesi ve metabolik profil üzerinde etkisi olmuştur.2,5,6
  • Prebiyotikler: Prebiyotikler içinse sonuçlar insanlarda farklılık gösterir ancak laboratuvarda faydalı etkileri birçok defa kanıtlanmıştır.2 Çalışmalar genel olarak, prebiyotiklerin doygunluk7 üzerindeki etkisine ışık tutmakla beraber kilo üzerinde bir etkisini ne yazık ki göstermemiştir.2
  • Fekal mikrobiyota nakli: Bağırsak mikrobiyota değişimine dair diğer tedaviler üzerinde çalışılmaktadır. Bunlar arasında, şu anda tekrarlı Clostridioides difficile enfeksiyonunun tedavisinde kullanılan fekal mikrobiyota nakli yer almaktadır. Araştırmacılar, disbiyozu düzeltmek, beslenme davranışı ve enerji metabolizması üzerinde etki etmek için naklin olası yararlarını değerlendirmektedir.7
BMI 21.40
Kaynaklar

1  https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/obesity-and-overweight
2  Cerdó T, García-Santos JA, G Bermúdez M, et al. The Role of Probiotics and Prebiotics in the Prevention and Treatment of Obesity. Nutrients. 2019;11(3):635.
Blüher M. Obesity: global epidemiology and pathogenesis. Nat Rev Endocrinol. 2019;15(5):288-298.
4  Maruvada P, Leone V, Kaplan LM, et al. The Human Microbiome and Obesity: Moving beyond Associations. Cell Host Microbe. 2017;22(5):589-599.
Barathikannan K, Chelliah R, Rubab M, et al. Gut Microbiome Modulation Based on Probiotic Application for Anti-Obesity: A Review on Efficacy and Validation. Microorganisms. 2019;7(10):456.
6  Abenavoli L, Scarpellini E, Colica C, et al. Gut Microbiota and Obesity: A Role for Probiotics. Nutrients. 2019;11(11):2690. 
Levy M, Kolodziejczyk AA, Thaiss CA, Elinav E. Dysbiosis and the immune system. Nat Rev Immunol. 2017;17(4):219-232.
Lee CJ, Sears CL, Maruthur N. Gut microbiome and its role in obesity and insulin resistance. Ann N Y Acad Sci. 2020;1461(1):37-52.
Mulders RJ, de Git KCG, Schéle E, et al. Microbiota in obesity: interactions with enteroendocrine, immune and central nervous systems. Obes Rev. 2018;19(4):435-451.
10 Torres-Fuentes C, Schellekens H, Dinan TG, et al. The microbiota-gut-brain axis in obesity. Lancet Gastroenterol Hepatol. 2017;2(10):747-756.
11 Rastelli M, Knauf C, Cani PD. Gut Microbes and Health: A Focus on the Mechanisms Linking Microbes, Obesity, and Related Disorders. Obesity (Silver Spring). 2018;26(5):792-800.
12 Seganfredo FB, Blume CA, Moehlecke M, et al. Weight-loss interventions and gut microbiota changes in overweight and obese patients: a systematic review. Obes Rev. 2017;18(8):832-851.
13 Lucas N, Legrand R, Deroissart C, et al. Hafnia alvei HA4597 Strain Reduces Food Intake and Body Weight Gain and Improves Body Composition, Glucose, and Lipid Metabolism in a Mouse Model of Hyperphagic Obesity. Microorganisms. 2019;8(1):35.
14 Legrand R, Lucas N, Dominique M, et al. Commensal Hafnia alvei strain reduces food intake and fat mass in obese mice-a new potential probiotic for appetite and body weight management. Int J Obes (Lond). 2020;44(5):1041-1051. 

Summary
Off
Sidebar
Off
Migrated content
Désactivé
Updated content
Désactivé
Hide image
Off
Hastalık

Sistit

Sistit, çoğunlukla üriner enfeksiyonun neden olduğu idrar yolları enfeksiyonudur. Bağırsaktan gelen Escherichia coli bakterisi birincil nedendir. Erkeklerden çok kadınları etkiler.

Etiketler
Vajinal mikrobiyotanıza
Cystitis

Sistit yaşamları boyunca en az bir kere olmak üzere kadınların %30'unda görülür ve görülme sıklığı 20 ile 30 yaşları arasında tepe yapar. Erkeklere göre kadınlarda 50 kat daha yaygındır. Semptomlar arasında idrara çıkarken yanma hissi, yoğun idrara çıkma isteği ve bulanık ve kötü kokulu idrardır. Tedavi etmesi kolaydır ancak sık sık tekrarlar.

En çok kadınlar etkileniyor

Bazı faktörler kadınların etkilenmesini daha olası hale getirmektedir: daha kısa üretra uzunluğu, cinsel temas, kateterler, idrar kaçırma, menopoz ve gebelik. Anatomik anomaliler ve diyabet de risk faktörleridir. Çok fazla veya çok az genital bölge hijyeninin de sistitin görülmesinde rolü olduğu belirtilmektedir.

Bağırsak kaynaklı

Sistit vakalarının %90'ına Escherichia coli bakterisi neden olmaktadır. Bu bakteriler bağırsak mikrobiyotasında doğal olarak mevcuttur. Üretraya girebilir, mesaneye geçebilir ve orada çoğalabilirler.

Standartlaştırılmış tedavi

Sistitin normal ve en etkili tedavisi antibiyotiklerdir. Ancak, nüksetme yaygındır. Bazı tedbirler bunu önleyebilir (su içmek, hijyen vb.) Çalışmalar bazı Lactobacillus gibi probiyotikleri almanın faydalı olduğunu göstermiştir. Turna yemişinin sistitin nüksetmesini önlemede rolü olabileceği belirtilmelidir ancak etkisi henüz net şekilde gösterilmemiştir. 

Summary
Off
Sidebar
Off
Migrated content
Désactivé
Updated content
Désactivé
Hide image
Off
Hastalık

Çölyak hastalığı

Çölyak hastalığı glüten intoleransının neden olduğu bir otoimmün sindirim sistemi hastalığıdır. Bağırsak florasında bir denge bozukluğu dahil çeşitli faktörler iş başındadır.

Etiketler
Bağırsak mikrobiyotası
Celiac disease

Glüten buğday, arpa ve çavdarda doğal olarak bulunan bir maddedir. Glüten alerjisinin aksine intolerans yavaş ortaya çıkar ve yıllar boyunca fark edilmeden sürebilir. Batı ülkelerinde nüfusun % 0,7 ile 2'si arası bu rahatsızlıktan etkilenmektedir.

Çoğunlukla asemptomatik bir hastalık

Klasik şeklinde çölyak bebeğin beslenmesine ilk tahılların eklenmesiyle birlikte altı aylıkken başlar. Klasik semptomları kronik ishal, iştah eksikliği ve apatidir. Ancak çölyak hastalığı çoğunlukla asemptomatiktir.

Sorun genetik bir yatkınlık mı?

Çölyak hastalığı genetik yakınlığı olan insanlarda görülür. Bu insanların bağışıklık sistemleri glütenin olduğu durumlarda bağırsak duvarına saldıran antikorlar üretir. Sonuç ise sindirimin değişmesi ve besin maddelerinin iyi emilmemesidir. Glütenin ilk defa beslenmeye dahil edildiği yaş ve tekrarlayan bağırsak enfeksiyonları gibi başka faktörler vardır. Bu hastalarda disbiyozisin varlığı ile desteklenen bir varsayıma göre gastrointestinal mikrobiyota da tetikleyici veya kötüleştirici bir rol oynuyor olabilir. Gastrointestinal flora, sağlıklı gönüllülere kıyasla az faydalı bakteri ve potansiyel olarak daha patojenik mikroplar içerir. Glüten içermeyen bir beslenme bu dengesizliği azaltır ancak tamamen düzeltemez.

Tanı klinik muayene ve endikatif belirtilerin varlığı ile birlikte kanda belirli antikorların aranması ve biyopsi (gerekli ise) ile konulur. Genetik yatkınlık gen araştırması ile gösterilmiştir (HLA tipleme).

Önleme amacıyla mikrobiyotanın değiştirilmesi

Çölyak hastalığı için tek tedavi beslenmeden glüteni çıkartmaktır. Ancak araştırmacıların ilgilendiği -disbiyozisi hedef alan - bir başka yaklaşım mevcuttur. Genetik riskin artması durumunda veya şiddetli ve hatta glütensiz beslenmeye karşı dirençli formlarını iyileştirmek üzere hastalığın oluşmasını önlemek için gastrointestinal mikrobiyotayı değiştirmeyi içerir.

Summary
Off
Sidebar
Off
Migrated content
Désactivé
Updated content
Désactivé
Hide image
Off
Hastalık

Mide kanseri

Kolorektal kanser ve mide kanseri, çıkış noktaları büyük olasılıkla bağırsak mikrobiyotasından etkilenen iki gastrointestinal kanserdir. 

Bağırsak mikrobiyotası
stomach cancer

Kolorektal kanser, çevresel faktörlerin önemi

Tüm dünyada yılda 694.000 ölüm ile kolorektal kanser ikinci en ölümcül kanser türüdür. Genetik faktörler gastrointestinal kanserin önemli ancak azınlıkta kalan bir nedenidir; gastrointestinal kanserler büyük ağırlıkla hareketsiz yaşam tarzı, obezite ve özellikle bağırsakta disbiyozise yol açan dengesiz beslenmeye atfedilir. Ayrıca bu kansere ilişkin olarak zararlı ve faydalı bakteri türleri arasında denge bozukluğu varsayımı da oldukça olasıdır.

Kolorektal kanser uzun süre herhangi bir semptom göstermez sonra bağırsak geçişinde, geçmeyen veya aniden ortaya çıkan problemler ile kendini belli eder: kabızlık, ishal, acil tuvalete gitme ihtiyacı vb. 

Dışkıda kan aranması ve kolonoskopi, kolorektal kanseri saptamanın iki ana yöntemidir.

Kolonun bir kısmının alınması ile ameliyat tedavinin temelini teşkil eder, buna, bazen kemoterapi veya radyoterapi eşlik eder. 

Mide kanserlerinin %80'inden bakteriler sorumlu

Çeşitli risk faktörleri tanımlanmış olsa da (sigara, beslenme, aile geçmişi, genetik yatkınlık), mide kanserinin ana nedeni kronik gastrite yol açan bir patojenik bakteri olan Helikobakter piloridir.

Semptomlar çok spesifik değildir: mide ağrısı, tekrarlayan mide bulantısı ve kusma ve genel durumda bir değişiklik. Sadece midenin ve özofagusun endoskopisi ile tanı teyit edilebilmektedir.

Lokalize tümörler için midenin kısmen veya tamamen alınması ile ameliyat referans tedavidir. Lokal olarak ilerlemiş durumlarda doktorlar kemoterapiyi de eklemektedir.

Mikrobiyotanın yerine konması, geleceğin tedavisi?

Bakteriler ile gastrointestinal kanserler arasında bir bağlantının mevcudiyeti çok olası göründüğü için, mikrobiyotayı probiyotikler ve prebiyotikler ile manipüle etmek potansiyel bir tedavi olarak incelenmektedir.

Kaynaklar

World Cancer Research Fund International, Colorectal cancer statistics http://www.wcrf.org/int/cancer-facts-figures/data-specific-cancers/colorectal-cancer-statistics

GLOBOCAN project, Colorectal Cancer Estimated Incidence, Mortality and Prevalence Worldwide in 2012 

InCA. Estimation nationale de l'incidence et de la mortalité par cancer en France entre 1980 et 2012. InCA, 2013. http://www.e-cancer.fr/content/download/63256/569357/file/Estimation-nationale-incidence-mortalite-par-cancer-France-1980-2012-Partie-1-V2.pdf

Zeller G, Tap J, Voigt AY, et al. Potential of fecal microbiota for early-stage detection of colorectal cancer. Mol Syst Biol 2014 ; 10 : 766.

Le cancer de l'estomac : points clés. Institut national du cancer. http://www.e-cancer.fr/Patients-et-proches/Les-cancers/Cancer-de-l-estomac/Points-cles

Sobhani I, Tap J, Roudot-Thoraval F, Roperch JP, Letulle S, et al. Microbial Dysbiosis in Colorectal Cancer (CRC) Patients. PLOS ONE 2011 ; 6(1): e16393.

Wang LL, Yu XJ, Zhan SH, Jia SJ, et al. Participation of microbiota in the development of gastric cancer. World Journal of Gastroenterology : WJG. 2014 ; 20(17):4948-4952.

Mehta RS, Nishihara R, Cao Y, et al. Association of Dietary Patterns With Risk of Colorectal Cancer Subtypes Classified by Fusobacterium nucleatum in Tumor Tissue [published correction appears in JAMA Oncol. 2019 Apr 1;5(4):579]. JAMA Oncol. 2017;3(7):921-927.

Microbiote intestinal et santé. Inserm, février 2016. http://www.inserm.fr/thematiques/physiopathologie-metabolisme-nutrition/dossiers-d-information/microbiote-intestinal-et-sante

Sobhani I, Amiot A, Le Baleur Y, et al. Microbial dysbioses and colon carcinogenesis: could colon cancer be considered a bacteria-related disease? Ther Adv Gastroenterol 2013 ; 6 : 215-29.

Summary
Off
Sidebar
Off
Migrated content
Désactivé
Updated content
Désactivé
Hide image
Off
Hastalık

Probiyotikler

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, "probiyotikler, yeterli miktarlarda alındığında vücuda/konağa bir sağlık faydası sağlayan canlı mikroorganizmalardır." Bazı gıdalarda doğal olarak bulunurlar ve ayrıca ilaçlarda ve besin takviyelerine de eklenirler. Görevi mikrobiyotalarımızı desteklemek veya mikrobiyotalardaki denge bozukluğunu (disbiyozis) güvenli şekilde düzeltmektir.

Prebiyotikler
Probiotics

Faydaları nelerdir?

Probiyotikler iyileştirmek, bariyer fonksiyonunu güçlendirmek, bağışıklık sistemini desteklemek ve enflamasyonu azaltmak üzere bağırsak ekosistemine etki eder. Gastroenterolojide probiyotikler:

  • İshalin/diyarenin sıklığını ve şiddetini azaltmak (Clostridium difficile diyaresi, antibiyotik ilişkili diyare veya gastroenterit...),
  • bir kronik inflamatuar bağırsak hastalığı (KİBH) olan poşitin nüksetme riskini önemli oranda azaltmak
  • iritabl bağırsak sendromununda bağırsak konforunu iyileştirmek için kullanılır...

Ancak alerjik egzema, akne veya vajinozis gibi hastalıklarda diğer mikrobiyotaları ( (cilt, vajina…) düzeltmek amacıyla çeşitli suşların kullanılması konusu da araştırılmaktadır.

Probiyotikler nerede bulunur?

Saccharomyces boulardii, Lactobacillus rhamnosus, Bifidobacterium infantis… bu Latince isimler sağlığınız için faydalı olan probiyotiklerin isimleridir.Muhtemelen bunları bilmeden yoğurt, peynir turşu.. ve her gün yediğiniz birçok başka gıda ile birlikte alıyorsunuz. Bu nedenle sağlıklı ve dengeli bir beslenmeyi korumak çok önemlidir.

Probiyotiğin tanımlanması: hiç kolay değil!

Mevcut binlerce mikroorganizma arasından, hangisi seçilmeli? İlk önce hayvanlarda sonra insanlarda olmak üzere adım adım, çeşitli çalışmalar yaparak ilerleyen araştırmacılar için bu, zahmetli bir görevdir. Araştırmacılar aşağıdakilere dayanarak mikroorganizmaları seçer ve potansiyel adayları aşamalı olarak tararlar:

  • özellikleri (anti-patojenik, kolesterol düşürücü...);
  • bağırsak ekosistemine karşı dirençleri (sıcaklık, pH, safra asitleri...) ve güvenlilikleri.

Bilim bizim için neler hazırlıyor?

Birkaç senedir insan mikrobiyotası ve probiyotikler üzerine yapılan araştırmalar büyük bir hızla artıyor. Biyoloji alanındaki teknolojik ilerlemelerin de etkisiyle bu araştırmalar bizlere, mikrobiyal ekosistemlerin bünyesindeki küçük ve karmaşık etkileşimler hakkında yeni ve bazen şaşırtıcı gözlemler sunuyor. Spesifik probiyotikler, mikroRNA’lar, probiyotik konsorsiyumu, postbiyotikler… Araştırmalar, bugün olduğu gibi gelecekte de her birimizin sağlık ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeni ve umut vadeden gelişmelerin önünü açıyor. 

Bilim şu ana kadar, probiyotiklerin sağlık üzerindeki etkilerine dair bazı sırları ortaya çıkardı. Artık bir probiyotiğin yararlı etkilerinin hem türüne hem de bireyin, yaş, beslenme tarzı, sağlık durumu, aldığı ilaç tedavileri ve aynı zamanda mikrobiyotası gibi bazı özelliklerine bağlı olduğunu biliyoruz.54 Bu nedenle etkileri kişiden kişiye değişebiliyor 55 . Son yıllarda, mikrobiyota ve insan bedeni arasındaki etkileşimi daha iyi anlamamızı sağlayan önemli bilimsel gelişmeler yaşandı. Bu gelişmeler, söz konusu mikrobiyal ekosistemlerin uyarlanması halinde beslenme ve sağlık alanındaki başlıca sorunlara yeni çözümler üretilebileceğini öne sürüyor. 56

O halde geleceğin probiyotiklerinin daha etkili, daha hedefe yönelik ve herkesin mikrobiyotasına daha uygun hale geleceğinden nasıl emin olabiliriz? Bilimsel alanda çalışan çok sayıda çalışma grubu halihazırda bu geniş araştırma alanına yoğunlaşmış durumda. Çığır açmak için ellerinde bulunan ise:

 
  • Günümüz biyolojisinin “-omik” disiplinleri.

(sidenote: Genomik Genler ve genlerin bulunduğu ortamları arasındaki etkileşimler de dahil, bir canlının genlerinin tamamını (genom) inceleyen dal. https://www.genome.gov/about-genomics/fact-sheets/A-Brief-Guide-to-Genomics   ) , (sidenote: Transkriptomik Bir hücredeki tüm RNA moleküllerini inceleyen dal. RNA, DNA parçalarından kopyalanır ve protein üretmek ve hücrede önemli başka fonksiyonları yerine getirmek için gerekli bilgileri içerir. Transkriptomik, farklı hücre tiplerinde genlerin nasıl aktif hale geldiği (regülasyonu, ekspresyonu) hakkında daha fazla bilgi edinmek için kullanılır. https://www.cancer.gov/publications/dictionaries/cancer-terms/def/transcriptomics https://www.nature.com/subjects/transcriptomics ) , (sidenote: Proteomik  Bir hücrede, dokuda veya organizmada mevcut proteinleri (proteom) ya da bir proteinin yapısını ve işleyişini inceleyen dal. https://academic.oup.com/chromsci/article/55/2/182/2333796   ) , (sidenote: Metabolomik Spesifik kimyasal parmak izlerini belirlemek için metabolizma sırasında biyolojik prosesler tarafından üretilen substrat ve metabolitlerin tamamını inceler. Clish CB. Metabolomics: an emerging but powerful tool for precision medicine. Cold Spring Harb Mol Case Stud. 2015;1(1):a000588.   ) 56 …. Birlikte, bu disiplinler insan mikrobiyomu gibi, bir organizma sisteminin işleyişine dahil olan tüm hücresel prosesleri ve değişimleri kapsar. (sidenote: Biyoinformatik Biyolojik verilerin bilgisayarla analizi Cunningham M, Azcarate-Peril MA, Barnard A et al. Shaping the Future of Probiotics and Prebiotics. Trends Microbiol. 2021;29(8):667-685 ) ise, bu yeni araçların yarattığı muazzam hacimdeki verilerin işlenmesini sağlar.

 

  • Temel mikrobiyota organizmalarının tanımlanması:

Bu yeni yöntemlerin sağladığı bilimsel bilgiler sayesinde araştırmacılar, mikrobiyotanın organizasyonunu daha detaylı biçimde anlayabiliyor: nasıl işliyor, mikroorganizmaların kendi aralarında ve kendileri ile konak arasında nasıl bir etkileşimde bulunuyor… 56 Amaç? Mikrobiyota dengesi için kilit mikroorganizmaları tespit etmek. Bu şekilde araştırmacılar mikrobiyota ve sağlık üzerindeki potansiyel faydalarına göre spesifik ve hedeflenmiş suşları izole edebilirler. Ayrıca, bu potansiyel probiyotiklerin kendi hücreleri içindeki etki mekanizmalarını, mikrobiyota ile interaksiyonunu ve konağın verdiği yanıtı gözlemleyebilirler. 54,57

Bu yeni bilimsel ve teknolojik yaklaşımlar, (sidenote: Yeni nesil” probiyotikler (NGP: Next Generation Probiotics) Karşılaştırmalı mikrobiyota analizlerine dayanılarak tanımlanan ve uygun miktarlarda uygulandığında konağın sağlığı için faydalı olan canlı mikroorganizmalar. Martín R, Langella P. Emerging Health Concepts in the Probiotics Field: Streamlining the Definitions. Front Microbiol. 2019;10:1047. ) ortaya çıkmasını sağladı. En son tespit edilenler arasında, Roseburia intestinalis, Faecalibacterium prausnitzii, Akkermansia muciniphila ... yer alıyor.  İnsan mikrobiyotası için önemli türlerden türetilen bu suşlar, klasik probiyotiklerin 56 her zaman erişemeyeceği fizyolojik prosesler (metabolizma, bağışıklık) üzerinde etkili olduğu gibi; kanser, obezite, diyabet, kardiyovasküler, inflamatuvar, otoimmün hastalıklar, ağrı vb. gibi durumlarla ilişkili belirli bazı belirgin spesifik patolojik mekanizmalar üzerinde de etkilidir.56,58,59,60 Bu nedenle, (sidenote: Biyoterapötik ürün veya madde (LBP: live Biotherapeutic Product) Biological product containing living microorganisms, such as bacteria, and intended to prevent or treat disorders and diseases (vaccines do not fall into this category). Rouanet A, Bolca S, Bru A, et al. Live Biotherapeutic Products, A Road Map for Safety Assessment. Front Med (Lausanne). 2020;7:237. ) , kapsamına dahil olabilirler, örneğin; canlı organizmalar içeren ilaçlar. Yeni nesil probiyotikler, primer olarak daha önce hiç kullanılmamış suşlardır. Ancak aynı zamanda bilinen ama spesifik molekülleri üretmek, kısa zincirli yağ asidi gibi, sindirim kanalında sağ kalımlarını artırmak, metabolizmalarını ve immün modülatör özelliklerini geliştirmek, bazı patojenlerle mücadele kapasitelerini arttırmak için genetiği değiştirilen probiyotikler de olabilir60

Kişiselleştirilmiş tedavi için spesifik probiyotikler 

Spesifik probiyotik” dönemi çoktan ilerlemeye başlamış durumda. Ek olarak, konağın verdiği tepkilerin değişkenliğinden faydalanarak kişiselleştirilmiş probiyotikler dönemi de yaklaşmakta! Hastalığı yenmek için her hastanın özelliklerini göz önüne almaya dayalı kişiselleştirilmiş tedavi konseptinde olduğu gibi, tabi ki “yeni nesil” probiyotikler de konağın mikrobiyotasını modüle etme kabiliyetlerine bağlı olarak bu yaklaşım doğal olarak bir parçası olabilirler.54

Araştırmacılar günümüzde, bireye en uygun probiyotiği önceden belirlemek için, probiyotikten yararlanabilecek herkesin bağırsak mikrobiyotasını inceleme yollarını tasarlamaktadır. Karakterize etmek üzere floradan numune alımı yapan, yutulabilecek minyatür cihazlar geliştirilmesi şimdiden tasarlanmıştır. Aynı zamanda bilim insanları, yeni nesil sekanslamanın (NGS) tıbbi olarak daha yaygın kullanılması ile sayesinde yakın zamanda her birimizin kendi mikrobiyota genomumuzu çıkarabileceğimize ve böylece sağlığımızı korumak için “kişiye özel” beslenme, probiyotikler veya prebiyotikler tavsiyelerine sahip olabileceğimize inanmaktadır54

 

Yeni halk sağlığı uygulamaları

Probiyotikler günümüzde, bilhassa klasik tedavi seçeneklerinin yetersiz kaldığı durumlarda halk sağlığı sorunlarını giderme konusunda araştırılmaktadır. Örneğin, dünya genelinde antibiyotik direncinde yaşanan endişe verici artış karşısında, antimikrobiyal veya immün modülatör probiyotikler, antibiyotiklere alternatif olarak incelenmektedir. Obezite, karaciğer rahatsızlıkları, fertilite problemleri, yüksek kolesterol veya duygudurum bozuklukları gibi diğer önemli sağlık sorunlarında da probiyotiklerin terapötik potansiyeli test edilmektedir.3 Son olarak probiyotiklerin kanser tedavilerinin geliştirilmesine yardımcı olabileceği düşünülmektedir: örneğin, görünüşe göre bazı suşlar kolon, akciğer, böbrek vb. kanser tedavilerini optimize etmektedir (ve/veya toksisitelerini azaltmak).7,[1]    

 

Transkriptomiğin ortaya çıkardığı aktöre yakından bakış: mikroRNA

90’lı yıllarda keşfedilen mikroRNA’lar, araştırmacıların fazlasıyla ilgisini çekiyor: gen ekspresyonunun bu hassas düzenleyicileri sayısız hücresel prosese dahildir. Bu nedenle işlev bozuklukları kanser de dahil 63 sayısız hastalığa yol açabilen mikroRNA’lar günümüzde, terapötik hedef olarak incelenmektedir. 64 MikroRNA’lar aynı zamanda, organizma hücreleri ve mikrobiyotadaki mikroorganizmalar arasındaki etkileşimleri düzenler. Bu nedenle, probiyotiklerin, örneğin bağırsak iltihabı ile ilişkili olduğunda, ekspresyonlarını değiştirebilme yeteneğine sahip olduğu görünmektedir. Probiyotiklerin kullanımıyla mikroRNA’ların üzerine etki etki ederek mikrobiyotayı dengelemek ve bilhassa sindirimle alakalı bazı patolojileri tedavi etme ihtimali umut vadetmektedir. 65

 

On kat fazla probiyotik gücü: konsorsiyum

Probiyotiklerin çehresi de değişiyor: bilim insanları probiyotikleri gruplar veya parçalar halinde deneyden geçiriyor! Tabi ki mikrobiyotanın dengesi, içerdiği mikroorganizmalar arasındaki etkileşimlere bağlıdır ve disbiyoz durumunda birçok tür, anormal ölçüde yetersiz temsil edilebilir. Tamamıyla bir bakteriyel ekosistemi entegre eden fekal transplantasyonun başarısından esinlenerek araştırmacılar probiyotik konsorsiyumunu test etmektedir: belirli bir terapötik etki için, “etkileşim ağı” halinde ve sinerji içinde 56  hareket eden birden fazla suşun formülasyonu. 66

Postbiyotiklerden bahsedildiğini duydunuz mu?

Post biyo... ne? Postbiyotikler! 67 Probiyotiklerde olması gerektiği gibi tamamıyla canlı mikroorganizmalar değil; konağa fayda sağlayabilecek mikrobiyal parçalar, inaktif suşlar (hücre ölüdür ve artık çoğalmıyordur) veya bakteriyal metabolitlerdir (proteinler, enzimler vb.). Üretim ve saklama kolaylığı avantajları sayesinde postbiyotikler, türdeşleri probiyotiklerle bazı benzer etkiler, hatta bazen daha üstün etkiler gösterir.56,68 Umut vaat eden ilk sonuçları doğrulamak üzere yeni çalışmaların yapılmasına ihtiyaç vardır.

Bakteriyofaj: bakteri öldüren virüsler…

Hepsi bu da değil: fajlar yoluyla tedavi araştırmaları, yani özel olarak mikrobiyotadaki bazı patojen bakterilere saldıran virüsler, onlarca yıllık bekleyişten sonra yeniden başlıyor. Yakın zamanda yapılan çalışmalar, fajların, çoklu ilaç direnci gösteren enfeksiyonlar için terapötik tedavinin bir parçası olabileceğini öngörüyor. Bu şekilde, kimi hastalıklarla ilişkili disbiyozların düzeltilmesine katkıda bulunabilir veya hedefli ilaçlar için “taşıyıcı” görevi görebilir. Yine bu alanda da faj terapisinin geleceğin tıbbı için etkili ve güvenli yeni seçenekler arasında yer alması için daha fazla bilimsel çalışma ve klinik deneyler gereklidir. 69

Mikrobiyota dünyasını araştırın!

Görsel
Youtube video on Probiotics page
Kaynaklar
  • Food and Agricultural Organization of the United Nations and World Health Organization. Health and nutritional properties of probiotics in food including powder milk with live lactic acid bacteria. World Health Organization [online], http://www.who.int/foodsafety/publications/ fs_management/en/probiotics.pdf (2001).

  • de Melo Pereira GV, de Oliveira Coelho B, Magalhães Júnior AI, Thomaz-Soccol V, Soccol CR. How to select a probiotic? A review and update of methods and criteria. Biotechnol Adv. 2018;36(8):2060-2076.

  • Yu Y, Dunaway S, Champer J, Kim J, Alikhan A. Changing our microbiome: probiotics in dermatology. Br J Dermatol. 2020;182(1):39-46.

  • Quigley EMM. Prebiotics and Probiotics in Digestive Health. Clin Gastroenterol Hepatol. 2019;17(2):333-344.

  • Suez J, Zmora N, Segal E, Elinav E. The pros, cons, and many unknowns of probiotics. Nat Med. 2019;25(5):716-729.

  • Bermúdez-Humarán LG, Salinas E, Ortiz GG, Ramirez-Jirano LJ, Morales JA, Bitzer-Quintero OK. From Probiotics to Psychobiotics: Live Beneficial Bacteria Which Act on the Brain-Gut Axis. Nutrients. 2019;11(4):890.

BMI 21.25
Summary
On
Sidebar
Off
Migrated content
Activé
Updated content
Désactivé
Old content type
modulation_du_microbiote
Hide image
Off
Solution Off

Neler öğrenildi?

20. yüzyılın en büyük gelişmelerinden biri olarak yaygın şekilde kabul edilen antibiyotikler milyonlarca hayat kurtarmıştır.

Yaşamın ilk altı yılında antibiyotiğe maruz kalmak bağırsak mikrobiyotasını bozuyor ve çocuğun gelişimini zedeliyor

Ancak antibiyotiklerin mikrobiyota üzerinde kötü bir etkisi de vardır:

  • Hem kısa hem uzun vadede sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar ile ilişkilendirilen antibiyotik nedenli disbiyozis;
    .
  • Antibiyotiklerin yanlış veya fazla kullanımı nedeniyle oluşan konağa/kişiye özel antimikrobiyal direnç genleri ve organizmalar havuzu

Bu, antibiyotiklerin dikkatli şekilde kullanılması ve daha rasyonel antibiyotik kullanımının benimsenmesi ihtiyacına işaret etmektedir.

Antibiyotik nedenli disbiyozis her insan mikrobiyotasını etkileyebilir:

Bağırsak mikrobiyotası:
Diyare, onun kısa vadeli yan etkileri, antibiyotik olan hastaların %35'ine varan oranında oluşur1,2,3;

Üro-genital mikrobiyota:
Antibiyotik tedavisinden sonra , kadınların % 10 ile 30'unda vulvovajinal kandidiyaz görülmektedir4;

Cilt mikrobiyotası:
Akne tedavisi gören hastaların %60'ında makrolit-dirençli Cutibacterium acnes suşları vardır;

Kulak-burun-boğaz mikrobiyotası:
Ûst solunum yolu enfeksiyonları için kullanılan antibiyotikler akut otitis media insidansını 2.6 kat artırmaktadır

Akciğer mikrobiyotası:
Akciğer enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan geniş spektrumlu antibiyotikler genel antibiyotik direnci yükünü asıl oluşturanlardan biri olarak kabul edilmektedir.

NE YAPILMALI?

Disbiyozisi önlemek için:

  • Daha çeşitli, lif oranı yüksek bir beslenme benimsemek: bağırsak mikrobiyotasının bileşiminde beslenmenin önemli bir etkisi vardır5;
  • Probiyotik kullanmak5: yeterli miktarlarda alındığında bu canlı mikroorganizmalar (maya mantarları veya bakteriler) vücuda/konağa kesin bir sağlık faydası sağlar7;
  • Prebiyotik kullanmak: konak mikroorganizmaları tarafından seçici şekilde kullanılan ve dolayısıyla sağlık faydaları sunan substratlar8.

Disbiyotik mikrobiyotanın tekrar oluşturulması ve fonksiyonelliğini desteklemek için

  • Probiyotik kullanmak6 (mantar mayaları veya bakteriler) faydalı olabilir;
  • Sadece nükseden Clostridioides difficile enfeksiyonunu tedavi etmek için dışkı mikrobiyotası naklini düşünmek9.

Antimikrobiyal Direnç ile savaşmak için:

  • Faj tedavisini araştırmak10: bakterilerin doğal avcıları olan fajlar antibiyotikler geliştirilmeden önce bakteri enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılıyordu;
  • CRISPR-Cas9'ı araştırmak11: bu “moleküler makas” genlerde düzeltme yapmak için kullanılabilir;
  • Nano-malzemeye dayalı tedavileri düşünmek12: bazı nano-malzemelerin fiziksel özellikleri, bunlara biyo-filmleri hedef alma becerisi verir.
Kaynaklar

McFarland LV, Ozen M, Dinleyici EC et al. Comparison of pediatric and adult antibiotic-associated diarrhea and Clostridium difficile infections. World J Gastroenterol. 2016;22(11):3078-3104.

Bartlett JG. Clinical practice. Antibiotic-associated diarrhea. N Engl J Med 2002;346:334-9.

Theriot CM, Young VB. Interactions Between the Gastrointestinal Microbiome and Clostridium difficile. Annu Rev Microbiol. 2015;69:445-461.

Shukla A, Sobel JD. Vulvovaginitis Caused by Candida Species Following Antibiotic Exposure. Curr Infect Dis Rep. 2019 Nov 9;21(11):44.

Levy M, Kolodziejczyk AA, Thaiss CA et al. Dysbiosis and the immune system. Nat Rev Immunol. 2017;17(4):219-232.

Guarner F, Sanders ME, Eliakim R, et al. World Gastroenterology Organisation Global Guidelines. Probiotics and Prebiotics. 2017

FAO. Probiotics in Food: Health and Nutritional Properties and Guidelines for Evaluation (Food and Agriculture Organization of the United Nations, Rome, 2006)

https://isappscience.org/for-scientists/resources/prebiotics/

Cammarota G, Ianiro G, Tilg H, et al. European consensus conference on faecal microbiota transplantation in clinical practice. Gut 2017 ; 66 : 569-80.

10 Langdon A, Crook N, Dantas G. The effects of antibiotics on the microbiome throughout development and alternative approaches for therapeutic modulation. Genome Med. 2016;8(1):39.

11 Gholizadeh P, Köse Ş, Dao S, et al., How CRISPR-Cas System Could Be Used to Combat Antimicrobial Resistance. Infect Drug Resist. 2020 Apr 20;13:1111-1121.

12 Makabenta JMV, Nabawy A, Li CH et al. Nanomaterial-based therapeutics for antibiotic-resistant bacterial infections. Nat Rev Microbiol. 2020 Aug 19.

Summary
Off
Sidebar
On
Migrated content
Activé
Updated content
Désactivé
Old sources

 

 

Old content type
pro_dossiers_article
Hide image
Off
Dosya ayrıntısı Göğüs Hastalıkları Pediatri Kulak Burun Boğaz Gastroenteroloji

Antibiyotik direnci: akciğer mikrobiyotasi ağir bedel ödüyor

Akciğer enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan geniş spektrumlu antibiyotikler genel antibiyotik direnci yükünü asıl oluşturanlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Akci̇ğer mi̇krobi̇yotasi Yaşamın ilk altı yılında antibiyotiğe maruz kalmak bağırsak mikrobiyotasını bozuyor ve çocuğun gelişimini zedeliyor Antibiyotikler ve bağırsak mikrobiyotası: Uzun vadede nasıl etkiler?

Geçmişte sağlıklı kişilerin akciğerlerinin steril olduğu kabul ediliyordu; ASY (Alt Solunum Yolu; larenksten akciğerlerin alveollerine kadar1) mikrobiyotasının tanımı yakın tarihli bir başarıdır2,3. Virüs ve mantar topluluklarıyla birlikte, sağlıklı bir akciğer mikrobiyotasını altı bakteri soyu domine eder: Firmicutes, Bacteroidetes, Fusobacteria, Proteobacteria, Acidobacteria, ve Actinobacteria1,2,4.

“Batı popülasyonlarında, akciğer enfeksiyonlarının tedavisi antibiyotik direncinin ana nedenlerinden biridir4.”

AKCİĞER MİKROBİYOTASINDA ÇEŞİTLİLİK KAYBI

Mikrobiyal disbiyozis akciğer enfeksiyonu, astım, kronik obstrüktif pulmoner hastalık (KOAH), ve sistik fibroz (SF) dahil çeşitli solunum sistemi rahatsızlığında gözlemlenmektedir 5,6. Ancak akciğer mikrobiyotası üzerinde antibiyotiklerin doğrudan etkilerini araştıran çok az çalışma vardır. Yakın tarihli araştırmalar azitromisin tedavisinin inatçı kontrol edilemeyen astımı olan hastalarda bakteri çeşitliliğini azalttığını göstermiştir1; ancak klinik faydalar hala tartışmalıdır1,7,8. KOAH hastalarında azitromisin tedavisi alfa çeşitliliğini azaltmaktadır1; SF hastalarında antibiyotikler havayolu mikrobiyota çeşitliliğindeki azalmanın ana nedenlerinden biri olarak görünmektedir5.

BAĞIRSAK-AKCİĞER AKSI

Solunum sistemi hastalıklarına, kronik akciğer hastalıklarına ve mikrobik enfeksiyonlara çoğunlukla bağırsak semptomları eşlik eder12. Gerçekten de bağırsak ekosistemi çeşitli akciğer hastalıkları sırasında değişikliğe uğramaktadır12. Altta yatan mekanizma net olmasa da, bağırsak ve akciğerler arasındaki karşılıklı etki, yaşamın erken döneminde bağırsak mikrobiyotasında antibiyotiklerin neden olduğu disbiyozisin sonrasında oluşan alerjik rinit ve astım için neden bir risk faktörü olabileceğini kısmen açıklayabilir1,12.

GENİŞ SPEKTRUMLU ANTİBİYOTİKLER SALGINI

Antibiyotiklerin yanlış kullanımının dirençli bakterilerin ortaya çıkmasına ve seleksiyonuna yol açtığı bilinirken mikrobiyal bir tanı olmadan antibiyotik profilaksisi akciğer enfeksiyonlarını tedavi etmek için yaygın olarak kullanılmaktadır4. DSÖ tarafından listelenen 12 antibiyotiğe dirençli "öncelikli patojenden" 4 tanesi akciğerleri etkilemektedir: Pseudomonas aeruginosa, Streptococcus pneumoniae, Haemophilus influenzae ve Streptococcus aureus4,9. Akciğer enfeksiyonlarının hastalık yönetiminin iyileştirilmesine yönelik gerekliliğin, antimikrobiyal direnci en aza indirmek için temel bir yol olduğuna dair bilim çevresinde bir fikir birliği vardır4,10,11.

Araştırmaların desteklenmesi, farkındalık yaratılması

  • DSÖ tarafından 2006 yılında kronik solunum sistemi hastalıklarıyla savaşmak üzere başlatılan Solunum Sistemi Hastalıklarına Karşı Küresel İttifak (GARD) aşağıdakiler belirtmektedir: "Bugün tüm dünyadaki doktorlar, ilgili bakteri mevcut antibiyotiklere karşı tamamen dirençli olduğu için enfekte hastaların yeterli şekilde tedavi edilemediği durumlarla karşılaşmaktadır11".

  • kaynaklara erişim sağlanmasında ve halk ve politikada karar vericiler arasında farkındalık yaratılmasında çalışmaktadır. "Bilim, eğitim ve savunma yaptığımız her şeyin merkezinde yer alır."Son monografi "Akciğer mikrobiyomu"13 solunum sistemi mikrobiyomunun farklı unsurlarını incelemekte, hastalıkların (astım, KOAH, kanser...) nasıl ortaya çıktığı araştırmakta ve yeni gelişmeler ve tedavileri tartışmaktadır.

Kaynaklar

Hufnagl K, Pali-Schöll I, Roth-Walter F, et al. Dysbiosis of the gut and lung microbiome has a role in asthma. Semin Immunopathol. 2020;42(1):75-93.

Barcik W, Boutin RCT, Sokolowska M, et al. The Role of Lung and Gut Microbiota in the Pathology of Asthma. Immunity. 2020;52(2):241-255.

Mathieu E, Escribano-Vazquez U, Descamps D, et al. Paradigms of Lung Microbiota Functions in Health and Disease, Particularly, in Asthma. Front Physiol. 2018;9:1168. Published 2018 Aug 21.

Cookson WOCM, Cox MJ, Moffatt MF. New opportunities for managing acute and chronic lung infections. Nat Rev Microbiol. 2018;16(2):111-120.

Zhao J, Schloss PD, Kalikin LM, et al. Decade-long bacterial community dynamics in cystic fibrosis airways. Proc Natl Acad Sci U S A. 2012;109(15):5809-5814.

Chung KF, Huffnagle GB, Huang YJ. The lung microbiome in obstructive airways disease: potential pathogenetic roles. In: Cox MJ, Ege MJ, von Mutius E, eds. The Lung Microbiome 2019 (ERS Monograph). Sheffield, European.

Gibson PG, Yang IA, Upham JW, et al. Efficacy of azithromycin in severe asthma from the AMAZES randomised trial. ERJ Open Res. 2019;5(4):00056-2019. Published 2019 Dec 23.

Chung KF. Airway microbial dysbiosis in asthmatic patients: A target for prevention and treatment?. J Allergy Clin Immunol. 2017;139(4):1071- 1081.

WHO. Global priority list of antibiotic-resistant bacteria to guide research, discovery, and development of new antibiotics. 25 february 2017

10 Lim WS, Baudouin SV, George RC, et al. BTS guidelines for the management of community acquired pneumonia in adults: update 2009 Thorax 2009;64:iii1-iii55.

11 Forum of International Respiratory Societies. The Global Impact of Respiratory Disease – Second Edition. Sheffield, European Respiratory Society, 2017.

12 Marsland BJ, Trompette A, Gollwitzer ES. The Gut-Lung Axis in Respiratory Disease. Ann Am Thorac Soc. 2015;12 Suppl 2:S150-S156.

13 The Lung Microbiome. Edited by Cox MJ, Ege MJ, and von Mutius E. 2019. Monograph of European Respiratory Society.

Summary
Off
Sidebar
On
Migrated content
Activé
Updated content
Désactivé
Old sources

 

 

Old content type
pro_dossiers_article
Hide image
Off
Dosya ayrıntısı Göğüs Hastalıkları Gastroenteroloji Pediatri